Sizce
bir günde zihnimizden kaç düşünce geçiyor? Mesela bugün neler düşündüğünüzü aklınızdan
geçirmeye çalışın.Çoğunu hatırlayamayacaksınız ve bir çoğununda farkında
olmadınız ama bugün zihninizden yaklaşık 60.000 düşünce geçti.
Şu anda
‘bu kadar çok ne düşünmüş olabilirim’ diye düşünüyorsunuz. Ne düşündüğünüzü
bilemem ama %60 ile %65 arasının olumsuz düşüncelerden oluştuğunu
söyleyebilirim.
Pesimist
biriyseniz bu oran %90’a varabiliyor. İntihar ise düşüncelerin %100 olumsuz
olmasından kaynaklanıyor. Kişinin kendisini hayata bağlayan en ufak olumlu bir düşüncenin
olmadığı geçici cinnet anında intihar gerçekleşiyor. Tuhaf olan, kişi
birilerinin kendi ölümünden dolayı hissedeceği pişmanlık duygusunun kendisine
vereceği birkaç saniyelik hazdan mutlu olmaya çalışıyor.
İntihar
eden birinin mutlu olmaya çalışması tıpkı kendine saygısı olmayan birinin
toplumda sayılan biri olmak istemesi, bedeninden nefret eden birinin
çevresinden dış görünüşüyle ilgili iltifatlar beklemesi ya da ‘elimi attığım
her şeyi berbat ediyorum’ kanısında olan birinin işinde yükselmeyi hedeflemesi
gibi gerçekleşmesi mümkün olmayan durumlardır.
Gerçekleşmesi
mümkün olmayan durumlar diyorum çünkü inançlarımız olumsuzken
düşüncelerimizin ve doğal olarak davranışlarımızın olumlu olma ihtimali söz
konusu değildir.
Bugünkü
düşüncelerimiz gelecekte yaşayacağımız olaylara zemin hazırlar, tıpkı bügün
yaşadığımız şeylerin geçmişteki düşüncelerimizin eseri olduğu gibi.
Birbirine
bağlı halkalar olarak düşünürsek;
İnançlarımız düşüncelerimizi oluşturur,
düşüncelerimiz ise duygularımızı yaratır ve duygularımız davranışlarımızı
belirler.Pozitif olayları kendimize çekmek istiyorsak once bizi engelleyen
inançlarımızı değiştirmemiz gereklidir.
Peki bizi
kısıtlayan inançlarımızı nasıl değiştirebiliriz? Çok
basit. Sevgiyle… Ve sevginin en yoğun dile getirilişi olan iki kelimeyle; seni seviyorum !
Bu iki kelimeyi hep karşıdan bekledik. Hatta biz söylemedik ama
hep bize söylensin istedik.
İşte değişime burada başlıyoruz...
Aynanın karşısına geçin ve yüksek sesle kendinizi
sevdiğiniz söyleyin.
Delice mi geliyor? Ya da söyleyemiyorsunuz, içinizdeki bir şey
direnç mi gösteriyor? Hepsi içinizdeki
‘yeterince iyi değilim’, ‘değerli değilim’ inançları. Bırakın siz kendinizi
onayladıkça onlar aklınıza gelsin siz de ‘gitmenize izin veriyorum, ben kendimi
seviyorum’ diyin ve o direnç gösteren inançların bilinçaltından silinmesini
sağlayın.
Sahip olduğunuz her şeyi sevin. Tam anlamıyla
kendinizi sevebilmek için ‘kusurlarınızı’ bile sevmelisiniz. Her insanın
mükemmel yaratıldığını, ‘kusur’un ise bizim olumsuz düşüncelerimizin unsuru
olduğunu düşünüyorum. Kendinizi olduğunuz gibi sevdiğinizde kusursuz olduğunuzu
anlayacaksınız J
Şimdi yazımızın başlığının neden Kendimi
Seviyorum olduğunu anlamışsınızdır. Hiç değilse farkında olmadan bugünkü 60.000
düşüncenize olumlu bir düşünce eklenmiş oldu ve aynı zamanda kendinizi sevme
yolunda ilk adımı atmış oldunuz. J
Değişimi fark etmek istiyorsanız;
©
Her
sabah uyandığıızda ‘harika bir uykuydu, teşekkür ederim’ deyin.
©
Sahip
olduğunuz ve olacağınız her şeye teşekkür edin.
©
Sık
sık kendinizi sevdiğinizi söyleyin.
© Hayatınızın ne kadar güzel olduğunu söylemekten çekinmeyin.
©
Çevrenizdeki
her şeyi sevin. Sevginin size katlanarak döndüğünü fark edin.
©
Kendinizle
ilgili bir şeyi değiştirmek istiyorsanız sanki değişmiş gibi davranın ve
teşekkür edin. Kilo vermek istiyorsanız ‘kilo veremiyorum’a odaklanmayın.
İstediğiniz kiloya ulaştığını hayal edin ve gerçekleşmiş gibi davranın. Çünkü
bilinçaltı doğruyu yanlışı ayırt etmeden söyleneni doğru kabul edecektir.
Ayrıca hayal edilen düşüncelerin gerçekleşme oranı diğer düşüncelere göre çok
daha yüksektir.
© Yanlış olumlamalar kullanmayın! ‘Hasta değilim’ cümlesi olumla
değildir. Bilinçaltı bu cümleden ‘değilim’ kelimesinin olumsuzluğunu alır ve
farkında olmadan vücudunuzu hastalığa hazırlamış olursunuz. Bunun yerine ‘Gayet
sağlıklıyım ve bunun için teşekkür ederim’ diyebilirsiniz.
© En önemlisi sevin ve tüm kalbinizle isteyin!
Evren sizi yanıtsız bırakmayacaktır.
Bu yazıyı yazma amacım %65’i olumsuz olan
düşüncelerinizi basit olumlamalar ve inanç kalıplarıyla daha düşük seviyeye
indirmek. Denemekten ne kaybedersiniz ki. Bu güne kadar olumsuz düşünüp,
olumsuzlukları yeterince kendinize çektiniz bir de olumlu olmayı deneyin. Bir
sure sonra olumlu düşünmek nefes almak kadar sıradan bir hale gelecektir.
Uygulandığında yararlı olacağına eminim. Sevgiler…



